Türkiye Evde Sağlık ve Sosyal Hizmetler Derneği
E-Posta Gönderin bilgi@evsad.org.tr
Bizi Arayın 0 (312) 231 20 08
Aralık 18, 2013 at 10:00 am Antalya Antalya

3. Uluslararası Evde Sağlık ve Sosyal Hizmetler Kongresi

18 – 22 Aralık 2013 tarihinde Antalya’da yapılan 3. Uluslararası Evde Sağlık ve Sosyal Hizmetler Kongresine başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Türkiye Belediyeler Birliği, Sendikalar, Üniversiteler, STK’lar, yurt dışında evde sağlık hizmeti veren kuruluşların temsilcileri ile özel sağlık kuruluşları katılmıştır.

KONGRE SONUÇ BİLDİRGESİ

KONGRENİN ÇIKTILARI

1- Evde bakım hizmetlerinin çok sektörlü bir yaklaşım gerektirdiği bu nedenle yurt dışı modellerden farklı olarak her ülkenin kendi şartlarına uygun model geliştirmesi gerekmektedir.

2- Türkiye modelinde bakım süreçlerinde farklı Bakanlıkların rol alması ve yerelde hizmet sunan birden çok birimin olması görev, yetki ve sorumlulukların net tanımlamasını zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları tarafından sunulan evde bakım hizmetinin sınırları tanımlanmalıdır. Bu sınırlar belirlenirken kurumların mevcut yapılanmaları ve hizmetin gerektirdiği koordinasyon ve işbirliği göz önünde bulundurulmalıdır.

3- Merkezde Bakanlıklar arası koordinasyonu sağlayacak ve taşrada koordinasyon sorumlusunu belirleyen, uygulama usul ve esaslarını düzenleyen bir Başbakanlık genelgesi yayımlanmalıdır.

4- Kaynakların etkin ve verimli kullanılması ve hizmetin bütüncül yaklaşımla zamanında verilebilmesi için illerde valilik yönetiminde, sekretaryasının Aile ve Sosyal Politikalar il müdürlükleri veya sağlık müdürlüğü tarafından yürütüldüğü bir “Evde Sağlık ve Bakım Koordinasyon Komisyonu” tanımlanmalı ve kurulmalıdır. Bu komisyon, web tabanlı bir yazılım otomasyonu kapsamında, illerde hizmetlere yönelik birimler arası koordinasyon konusunda gerekli takip ve yönlendirmeleri sağlamalıdır. Bunun için halen Bolu ilinde pilot olarak uygulanmakta olan model benimsenmeli ve yaygınlaştırılmalıdır.

5- Sağlık Bakanlığı ve Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı başta olmak üzere evde sağlık, bakım ve sosyal destek hizmetini sağlayan tüm kurum, kuruluş, belediye ve STK’larını kapsayacak şekilde ortak bir veri tabanı oluşturulmalı, müşterek veri akışı ve paylaşımı sağlanmalıdır.

6- Hizmetin sunumunda, tüm hizmet sunucularına ve hizmete ihtiyaç duyanlara ulaşabilmesi için bakım basamakları aşağıdaki başlıklar altında tanımlanmalıdır.

a) Kurumsal bakım basamakları.

b) Huzurevi ve yaşlı bakımı.

c) Engelli bakımı.

d) Sağlık bakımı (hemşire bakım merkezleri),

e) Özellikli sağlık ve bireysel bakım gereken kişilere (terminal dönel kanser ve diğer hastalar) verilecek hizmetler.

f) Ailesi ile birlikte sağlık ve destek bakım hizmeti verilen bireylere (destek evi, hospis) verilecek hizmetler.

g) Tüm bu bakım merkezlerinin de entegre çalıştığı evde sağlık ve sosyal hizmet birimleri.

7- Mevcut işleyişte; birinci seviye bakım alan yaşlı ve huzur evi bakımının tanımı ve sorumlu Bakanlık (Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı) vardır. Belediyeler, özel kuruluşlar ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bu hizmeti vermektedir. Bu seviyedeki hizmetlerde; işleyiş, hizmet kalite ve standartları ile ilgili mevcut sorunların giderilmesi için gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılmalı, etkin bir takip ve kontrol sağlanmalıdır.

8- Engelli bireyin bakımında, sürdürebilirlik, hizmetin kalitesi ve kurumsal bakım sorunları mevcuttur. Bu hizmetlerin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından daha etkin ve rasyonel olarak denetlenmesi ve kalite standartlarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu hizmetlerin yerel yönetimler, belediyeler ve STK lar tarafından sahiplenilmesi ve belirli aşamalarda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından destek verilmesi sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır.

9- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı merkezler ile özel sektördeki bakım merkezleri tarafından verilmekte olan ancak, mevzuat düzenlemesi bulunmayan, tanımsız olduğu için de uygulama sorunları bulunan sağlık bakım hizmetlerini ihtiyaç sahibi bireylere verecek tanımlanmış kurumsal bakım merkezleri bulunmamaktadır. Bu merkezler, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının ortaklaşa çıkaracakları bir Yönetmelikle tanımlanmalı, hizmet, fiziki şartlar, personel, donanım ve işleyiş standartları belirlenerek kamu, özel sektör, belediyeler ile vakıf, dernek vb. sivil toplum oluşumları tarafından kurulup işletilmeleri sağlanmalıdır. Bu merkezlerde verilecek hizmetlerin sağlık bakım boyutu ile ilgili uygulama ve denetimi Sağlık Bakanlığının yetki ve sorumluluğuna bırakılmalıdır. Bu merkezlerde verilecek sağlık bakım hizmetleri özel sağlık kuruluşlarından veya kamu sağlık kuruluşlarından hizmet alımı yolu ile verilebilmelidir.

10- Terminal dönem bireylerin kurumsal bakımı mutlaka hastane bağlantılı olmalı ancak kurumsal bakımı ASP bakanlığı veya belediyeler, sağlık hizmetini ise düzenlenecek protokoller çerçevesinde Sağlık Bakanlığı üstlenmelidir. Özel sektör, hastanelere bağlı kurumsal bakım merkezleri açabilmelidir.

11- Hastanelerde ise bu hastaların hizmet almalarını sağlayacak klinikler oluşturulmalıdır. Hastanenin rolüne göre terminal dönem hastaların oranına ve hizmet gereksinimine göre kanser hastalarına ve sağlık bakımı gereken diğer hastalara yönelik palyatif sağlık bakım merkezleri açılmalıdır.

12- Özellikle Sağlık Bakanlığına bağlı entegre ilçe hastanelerindeki özellikli odaların kullanımını sağlayacak bir protokol ile yatağa bağımlı veya terminal dönem hastalara hizmet verebilecek “hemşire bakım merkezleri” gibi değerlendirilmesi yönünde bir yapılanma sağlanabilir.

13- Engelli ve diğer bakıma muhtaç bireylerin ağız ve diş sağlığı hizmetleri için ihtiyaç duyulan nakil hizmetleri belediyeler tarafından vermeli, hastaneler ve ADSM ler her ilin ihtiyacına göre kapasite oluşturmalıdır. Bu hizmetlerin verilmesinde özel sektör kapasitesi de değerlendirilerek ildeki evde sağlık ve bakım komisyonu bu hizmetleri koordine etmelidir.

14- Ruh sağlığı ile ilgili hizmetlerde eylem planına uygun olarak her bakanlık üzerine düşeni yapmalı ve korumalı iş yerleri ile korumalı evler açılmalıdır. Bu hizmetlerde STK lar desteklenmeli ve oluşturulacak komisyon bu hizmeti de koordine etmelidir.

15- Aktif yaşlanma konusunda ildeki ilgili birimler koordineli çalışmalı ve farkındalık oluşturmalıdır. Gündüzlü hizmet merkezleri oluşturulmalı ve özellikle şehir içinde toplu taşıt ulaşımının olduğu ve park alanlarının içinde yapılmalıdır. Bu amaçla STK lara öncelik verilerek uygu yer tahsisleri yapılmalıdır.

16- Demans hastaları için de aynı merkezler yapılmalı ve kendi yaşamına ait geçmiş anılarını hatırlatacak kişisel eşyalarının da olduğu mekânlar oluşturulmalıdır. Bu merkezler kesinlikle şehrin dışında olmamalıdır.

17- Yaşlılara ve engelli bireylere yapılacak kurumsal bakım merkezleri toplu bakım merkezleri olmamalı ve şehrin dışında köy mantığı ile kurgulanmamalıdır. Tercihen kendi sokağında, mümkün olmaması halinde mahallesi sınırları içerisinde olmalı, aile bireyleri, komşuları ve arkadaşları ile olan bağlantıları koparılmamalıdır.

18- Özellikle kırsal kesim ve Anadolu’ daki kahvehane, köy odası gibi kültürümüzün bir parçası olan sosyalleşme mekânları bir proje kapsamında ele alınmalı ve finans desteği sağlanarak gündüz yaşam merkezlerine dönüştürülmelidir. Bu hizmetler, kültürel aktivitelerle desteklenmelidir.

19- Her bölgenin kültürel yapısına uygun olan modeller hayata geçirilmeli, bu konuda yerel yönetimler ve muhtarlarla işbirliği yapılmalıdır.

20- Evde sağlık ve bakım hizmeti bireylerinin, ailece kısa tatil yapabilecekleri ya da günü birlik piknik ve sosyal aktivite yapabilecekleri rekrasyon alanları oluşturulmalı, bu konuda STK lar teşvik edilmelidir.

21- Hasta yakınlarının tükenmişliklerine çözüm olarak huzur evlerinde ve yaşlı bakım merkezlerinde günü birlik ya da kısa süreli konaklamalı misafir hizmetleri tüm illerde hayata geçirilmelidir.

22- Evde bakım aylığı alan ve evde sağlık hizmeti verilen hastaların yakınlarına kendi hastası ile ilgili hasta başı eğitim verilmelidir.

23- Hasta bakıcı tanımı ve görevleri belirlenmeli ve istihdam politikası oluşturulmalıdır.

24- Evde sağlık hizmeti ve bakım sürecinde şefkat ve merhamet yansıtacak gönüllüler oluşturulmalı, bu konuda STK lar ile işbirliği yapılmalı ve gönüllülere eğitim verilmelidir.

EVDE SAĞLIK ve SOSYAL HİZMETLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

1- Evde sağlık ve sosyal hizmetlerin illerde bütüncül bir yaklaşımla verilmesi sağlanmalıdır.

2- Ev ziyaretlerinin ilkinde, ziyaret tüm hizmet sunucularının temsilcisinin yer aldığı bir ekip marifetiyle yapılmalı, ihtiyaçların tespiti yapılarak her birim kendine düşen görevleri belirlenecek bir tedarik planlaması dâhilinde yerine getirmelidir.

3- 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Sağlık Bakanlığının üçlü yapılanması sonrası Halk Sağlığı Müdürlüğü, Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği ve İl Sağlık Müdürlükleri arasında etkin bir koordinasyon sağlanmalı, evde sağlık ve bakım hizmetinin merkez ve taşrada kim tarafından ne şekilde verileceği belirlenmelidir. Hizmetin, diğer kurumlarla işbirliği ve koordinasyonun sağlanmasında yetki ve sorumluluk il sağlık müdürlüklerine verilmelidir.

4- Büyükşehirlerde, Kamu Hastane Birlikleri bünyesindeki genel sekreterliklere bağlı eğitim ve araştırma hastanelerinde faaliyet gösteren evde sağlık hizmeti ekiplerinin aşağıdaki şekilde özellikli ekipler haline getirtilmesi yönünde gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Bu ekipler özellikli hizmet sunumunun yanı sıra aşağıdaki diğer ekipler hizmet içi eğitim verilmesinde rol üstlenmelidirler.

a) Yara bakımı ekibi,

b) Ostomi bakım ekibi,

c) Kardiyo pulmoner rehabilitasyon ekibi,

ç) Onkolojik vakalar için palyatif bakım ekibi,

d) Diyabetik ayak bakımı ekibi vb.

5- İl sağlık müdürlüğüne ya da halk sağlığına bağlı çalışan mobil ekiplerin, ihtiyaca göre sayısının artırılması ve kırsaldaki hizmetlerin bu ekiplerce verilmesi sağlanmalıdır.

6- Aile hekimleri işleyişle ilgili bilgilendirmeli, her evde sağlık ve bakım hastası mutlaka bağlı olduğu aile hekimi tarafından bilinmeli, evde sağlık hizmeti alan kendisine bağlı hastanın her aşamasından haberdar olmalı ve kayıt altına alınmalıdır.

7- Aile hekimlerine düşen bağlı nüfusun yüksek olması, haftalık ziyaret programı için ayrılan 4 saatlik sürede ayrıca evde sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde zorluklar bulunduğu bilinmektedir. Bu nedenle aile hekimleri, evde sağlık hizmeti sunumunda, ihtiyaç sahibi kişilerin tespiti, gereksinimlerinin belirlenmesi, hizmeti sunan birimle ihtiyaç sahibini buluşturan, yönlendirici ve koordinasyonu sağlayan bir rol üstlenmelidir.

8- Aile hekimi ile evde sağlık birimleri ekibince kullanılan sağlık verilerinin girildiği ve paylaşıldığı bir veri tabanı oluşturularak her ilde etkin kullanımı sağlanmalıdır.

9- Evde sağlık ekibinin hizmet araçları ile hasta nakil araçlarının mevzuattaki belirlenmiş şekilde giydirilmesinin takibi yapılmalı ve özellikle nakil araçlarının sayısının ihtiyacı karşılayacak şekilde planlanması, lüzumu halinde il sağlık müdürlükleri veya genel sekreterliklerce filo mantığı ile hizmet alımı yoluna gidilmelidir.

10- Evde sağlık ekibinin mevzuatta tanımlanan tek tip kıyafete ülke genelinde riayet edilmesi sağlanmalı, 112 Acil ekipleri gibi evde sağlık hizmeti ekiplerinde de tek tip kıyafet algısı benimsenmeli ve yerleştirilmelidir.

11- Hastanelerdeki tıbbi sosyal hizmet birimlerinin evde sağlık ekibi ile koordineli çalışmaları sağlanmalıdır.

12- Hastanede yatan hastalardan evde sağlık hizmeti olması gerekenlerin, yatışından taburcu aşamasına kadar evde sağlık ekibi tarafından takibi yapılmalı, hasta ve yakını ile bir güven ortamı sağlanmalı, hastaya bakacak olan kişinin eğitimlerinin hasta taburcu olana kadar verilebilmesi sağlanmalıdır.

13- Bu hastaların aynı zamanda sosyal hizmet çalışanları tarafından da değerlendirilmeli ve devletin sağladığı haklar konusunda bilgilendirilmeli, rehberlik yapılmalı, gerektiğinde ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde yönlendirme ve takipleri yapılmalıdır.

14- Evde sağlık hizmeti alan hastaların gereksinim duyduğu mevzuatta olan tıbbi cihazlarının ve diğer ihtiyaçlarının temininin sağlanması örneği hastane karyolası gibi.

15- Evde sağlık ve bakım hizmetini sunan meslek mensuplarının görev tanımlarının gözden geçirilerek ivedilikle netleştirilmesi gerekmektedir.

16- Evde sağlık ve bakım hizmetini sunacak personelin eğitim programı standardize edilerek bakımın kalitesi artırılmalıdır. Evde bakım elamanı teknikerliği, yaşlı bakım teknikerliği gibi üniversitelerin açtığı bölümlerin tanımında, eğitim ve öğretim müfredatında birlik sağlanmalı, görev ve yetkileri belirlenmelidir. Bu amaçla, ilgili meslek kuruluşları, üniversiteler, yerel yönetimler ve ilgili bakanlıklarla işbirliği yapmalıdır.

17- Postakut, rehabilite edici ve uzun süreli bakımda; ana ve ara insan gücü rol-sorumlulukları ayrılarak belirlenmeli, ara bakım hizmet modeli ve alt yapısı geliştirilmelidir.

18- Evde bakım elemanlarının tümü zorunlu olarak sertifikalı eleman haline getirilmelidir.

19- İhtiyaç sahiplerinin tespitinde ve ihtiyaçlarının karşılanmasında objektif kriterler getiren düzenlemeler yapılmalı, nitelikli bakımın nitelik ve niceliği açısından sosyal çalışmacılar ile birlikte uzman sertifikalı hemşireler ekipte yer almalıdır.15.04.2014